Erken kayıt: yıllık ödemede %40 indirim, pilot dönem boyunca geçerli.

Müfredat

MEB Okul Öncesi Programı ve Erken Çocuklukta Problem Çözme

2 dk okuma

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli okul öncesini öğrenme çıktıları ve alan becerileri üzerine kuruyor. Problem çözme, örüntü ve temsil bu yapının neresinde duruyor?

Türkiye'de okul öncesi eğitimin yürürlükteki çerçevesi Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Okul Öncesi Eğitim Programı. 2024-25 öğretim yılından itibaren kademeli olarak uygulanıyor ve kendinden önceki programlardan yapı olarak ayrılıyor.

Bu yazı, programın erken çocuklukta problem çözmeye nasıl baktığını anlatıyor.

Yapı: öğrenme çıktısı ve alan becerileri

Maarif Modeli, öğrenmeyi öğrenme çıktıları ve alan becerileri üzerinden tanımlıyor. Yani "çocuk şunu yapar" biçiminde tek tek davranışlar listelemek yerine, hangi beceri alanında ne tür bir yeterlik beklendiğini tarif ediyor.

Alan becerileri birkaç başlık altında toplanıyor; matematik alan becerileri (MAB) bunlardan biri. Erken çocuklukta problem çözme tartışması büyük ölçüde bu başlığın içinde geçiyor.

Problem çözme neden matematiğin altında?

İlk bakışta şaşırtıcı gelebilir. Oysa okul öncesinde problem çözme, çoğunlukla matematiksel düşünmenin ilk biçimleriyle iç içe:

  • Sıralama — bir işi parçalara ayırıp doğru sırayla dizmek
  • Örüntü — tekrar eden bir kuralı fark etmek ve devam ettirmek
  • Temsil — bir fikri sembolle, çizimle ya da nesneyle göstermek
  • Yön ve konum — nesnelerin birbirine göre yerini tarif etmek
  • Strateji geliştirme — bir hedefe giden yolu denemeden önce düşünmek

Bu beş başlık, erken kodlama etkinliklerinin de tam olarak dayandığı yer. Bir çocuk komut kartlarını sıraya dizerken sıralama yapıyor; "kırmızı-mavi-kırmızı" dizisini sürdürürken örüntü kuruyor; bir sembolün "ileri git" demek olduğunu kabul ederken temsil kullanıyor.

"Çözüm yolunu denemek" ne demek?

Programın dikkat çekici vurgularından biri, çocuğun kendisine sunulan çözüm yolunu denemesi. Yani cevabı bilmek değil, bir yolu deneyip sonucunu görmek.

Bu, erken çocukluk pedagojisinde önemli bir ayrım. Doğru cevabı hatırlayan çocukla, bir yolu deneyip işe yaramadığını görüp başka bir yol deneyen çocuk farklı şeyler öğreniyor. İkincisi, denemenin kendisini bir araç olarak kullanmayı öğreniyor.

Farklı temsilleri değerlendirmek

Programın bir başka vurgusu, çocuğun farklı matematiksel temsillerden yararlanması ve onları değerlendirebilmesi.

Değerlendirme kelimesi burada anahtar. Bir temsili kullanmak ile o temsilin işe yarayıp yaramadığına bakmak farklı basamaklar. İkincisi, çocuğun kendi düşüncesine dışarıdan bakabilmesini gerektiriyor.

Sınıfta bunun karşılığı ne?

Programın dili etkinliğe değil çıktıya bakıyor; yani aynı çıktıyı çok farklı etkinliklerle karşılamak mümkün. Erken kodlama etkinlikleri bu çıktılara eşlenebilen yollardan yalnız biri — beden hareketleriyle yön çalışmaları, boncuk dizme, tarif takip etme ve hikâye sıralama da aynı yere çıkıyor.

Önemli olan, etkinliğin hangi çıktıya hizmet ettiğini bilerek seçilmesi. Anaokulu yöneticisinin bir etkinliğe bakarken sorduğu soru genellikle şu: bu, programın hangi öğrenme çıktısına karşılık geliyor?

Kaynak

Devamı: Uluslararası çerçeveler nasıl okunur

Bunlar da ilginizi çekebilir